Hatırlayacaksınız, geçenlerde burada bir yazı yazdım, Sabah Gazetesi’nin yandaşlığına, daha doğrusu saçmalamalarına dair. Bu sabah bir haberlerinde yeni bir saçmalıklarına şahit oldum, ona takılmış vaziyetteyken aşağıda gördüğünüz haber eskisini unutturdu.

Uzatmayacağım. Malum TBMM Anayasa Komisyonunda yeni anayasa değişiklik tasarısı görüşülüyor. Üçüncü madde kabul edildi. Ve Sabah web sayfasında başlığı çaktı. Aşağıda görüyorsunuz, tekrar etmeme gerek yok. Benim itirazım yapılan her eylemin getirilip illa Sayın Cumhurbaşkanına bağlanması. İnanıyorum bu tavırdan Sayın Başkan da rahatsızdır. Zira yazılan konuşma metinlerinde geçen “ben” kelimelerini “biz” olarak değiştirttiğini biliyorum. Aksi bir durumda şahsen ben milletvekili olsam o değişiklik tasarısına red oyunu basarım. Kimseye irademe saygısızlık ettirmem. Eşimin “senin öyle yapacağını bildiklerinden seni milletvekili yapmadılar” deyişini duyar gibiyim.

Sabah saatlerindeki  habere gelince: ABD’nin yeni başkanı Trump bir twit atmış. Attığı twitte BM’yi eleştirmiş. Sabah haberi yine Sayın Cumhurbaşkanına atıfta bulunarak veriyor. Neymiş, Trump BM’yi Erdoğan’ın cümleleriyle eleştirmiş. Şimdi bu haberin veriliş tarzı kelimesi kelimesine ABD belgelerine geçiyor mu? Evet geçiyor, en küçük ayrıntısına kadar rapor edilir. Peki haberle ilgili böyle bir algı yönlendirilmesinden haberdar olan ABD yetkilisi veya başkanı bir daha aynı cümlelerle BM’yi eleştirir mi? Hayır, eleştirmez.

İşte itiraz ettiğim nokta budur. Yahu bırak adam diyeceğini desin. Bu dünyada söylenmemiş söz mü var. Herkes herşeyi söyleyebilir. Trump da söylesin aynı şeyi, varsayalım ki bizim Cumhurbaşkanımızla aynı cümlelerle de söylese ne fark eder. Memnun oluruz o kadar. Adamı adeta kopyacı durumuna düşürmenin alemi var mı?

Hep söylüyorum: Yardakçılık yapmayın! Yardaklanacaksınız diye sözün sahibine zarar veriyorsunuz. Sözün ağırlığını kaldırıyorsunuz ortadan. Sözün darası kalıyor orta yerde.

Sözüm Sabahçılara. Bırakın, siz haber falan vermeyin arkadaş, “gölge etmeyin başka ihsan istemez.” Sahi şu sizin bir sene önce “müjde, müjde” diye manşetlerden bağırdığınız emeklilere prim hikayesi ne oldu? Fos! Dönüp bunlara bir bakın ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.

from canvas

Reklamlar