Malesef ülke olarak her meselede hep arkadan geliyoruz. Dikkat ettiyseniz aldığımız bütün önlemler mutlaka acı bir olayın arkasından alınıyor. Elbette istisnalar vardır ama genellikle böyle. Fazla gerilere giderek kimsenin hafızasını zorlamak istemem. Son zamanlarda yaşadıklarımız tespitlerimi doğrulamak için yeterlidir.

Hiç uzatmadan iki örnekle yazıyı noktalayacağım. Vereceğim birinci örnek; Adana’daki yurt yangını. Yangında canlar gitti, (Allah hepsine rahmet etsin, geride kalanlara sabırlar versin.) sonra  demeçler birbirini kovaladı ve en sonunda gördük ki mesele Meclis’e getirildi. Alınması gereken tedbirler görüşülecekmiş. İyi hoş da madem alınması gereken tedbirler vardır ve bunlar Meclis gündeminde konuşulmaya değer konulardır, neden vaktinde konuşmazsınız. İlla birilerinin ölmesi  mi gerekiyor konuşmanız için. Zamanında konuşsaydınız, standartları koysaydınız ortaya, denetim elemanlarınız o standartlara göre denetleselerdi bu yurtları ve bu tip hazin sonuçlar doğmasaydı.

Ama yok!

İlla birileri ölecek ve biz öyle konuşacağız. Bakın geriye doğru bunun gibi nice örnekler göreceksiniz.

Vereceğim ikinci örnek; ki asıl oradan geldi bu mesele gündemime. Malum son zamanlarda dövizde deprem yaşıyoruz tabiri caizse. Elin oğlu ve içimizde hiçbir zaman eksik olmayan soysuz hainler çetesi elele verdiler oynuyorlar paramızla. Bu durum karşısında yürütme organlarımız açıklamalar yapıyorlar, tedbirler açıklıyorlar. Önümüzdeki Perşembe günü daha genel tedbirlerin açıklanacağı söyleniyor. Bütün bunlara diyecek bir sözümüz yok, olamaz. Kurumlarımız kendi kararlarını paylaşıyorlar kamuoyuyla. Bu kurumlara bugün Diyanet de katılmış. Bundan böyle hac ve umre paralarını Türk Lisası olarak alacaklarmış. Ben de haklı olarak soruyorum: Yahu arkadaş madem Türk Lisası olarak tahsili mümkündü de neden bugüne kadar dolarla tahsil ettin? Sen Amerika mısın? Ne işin vardı dolarla? Sen ülkende hac ve umre parasını bile gavurun dolarına endekslersen, elin dolarını şımartırsan, elin gavuru da işte böyle oynama alanı bulur senin paranla.

Sen ülkendeki hemen her türlü finansal operasyonu dolara endeksleyeceksin, açtığın alanlarda hainler oynamaya başlayınca arkadan tedbirler alacaksın. Geçmiş olsun! O tedbirleri baştan alacaktınız beyler! Elinizin altındaki kurumlar devasa parasal varlıklarını dolarda tutarken soracaktınız onlara, ne yapıyorsunuz diye.

Neyse, her şerde bir hayır vardır derler. Ülke olarak kendimizi küçük Amerika hissetmeye başlamıştık. Kapitalizmin her türlüsü; abdestsizi, abdestlisi artık gözümüzde legalize olmaya başlamıştı.

Bu saaten sonra olan olmuştur. Meydanlarda bağırıp çağırmanın da bir faydası olmaz.

Umalım ki sonuç 1994’e 2001′ e benzemesin. Fakat şahsen endişem var. Lokomotif sektör olarak görülen inşaat sektöründe sıkıntılar başlayabilir, batışlar olabilir. Dün gece oğlumun söyledikleri endişelerimi destekler nitelikteydi. Demirin fiyatı bin liradan 1500 liraya çıkmış. Bin liraya göre hesabını yapıp taahhüte girmiş firma bunun altından nasıl kalkacak. Diğer tarafta piyasada yaprak kımıldamıyor diyorlar.

Velhasıl durum iyi görünmüyor.

Herkese hayırlı bir hafta diliyorum.

Reklamlar